Talat Yavuz: ''Onlarca Kazanıma İmza Attık''

Talat Yavuz: ''Onlarca Kazanıma İmza Attık''

Eğitim-Bir-Sen'den yapılan açıklama:

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Ali Deniz Sivas 1 No’lu Şube’nin il divan toplantısına, Genel Başkan Yardımcısı Mesut Öner ve Ali Deniz Ankara 6 No’lu Şube’nin divan toplantısına, Genel Başkan Yardımcısı Ali Deniz Eskişehir 1 No’lu Şube’nin il divan toplantısına katıldı.

Eğitim çalışanlarının sorunlarının ve sorunların çözümüne ilişkin önerilerin görüşüldüğü, istişarelerin yapıldığı, toplu sözleşme sürecinin ve elde edilen kazanımların değerlendirildiği toplantı konuşan Talat Yavuz, hak ve özgürlük mücadelelerinde çok farklı dönemler yaşadıklarını kaydederek, “Kurulduğumuz günden bu yana yasakların kaldırılması, sorunların çözüme kavuşturulması, özlük, sosyal ve mali hakların iyileştirilmesi için mücadele verdik, ter akıttık. Bir yandan vesayetin tamamen bitmesi için uğraştık, diğer yandan ders kitaplarındaki bize yabancı içerikten, ithal fikirlerin etkisindeki müfredatın örtük mesajlarından kurtulma mücadelesi verdik. Bu anlamlı ve bir o kadar da zorlu mücadelemiz sürüyor” dedi.

Sorunları alt alta sıralamakla yetinmediklerini, yol gösterdiklerini, yol açtıklarını, yol aldıklarını belirten Yavuz, şöyle konuştu: “Kayıplara son verdik, kazanımları artırdık. Müfredattan ders kitaplarına, sınav sisteminden yerleştirme uygulamalarına her konuda ses verdik, söz söyledik. Yasaklarla mücadeleyi başardık, temel hak ve özgürlüklerde mesafe aldık. Özlük, sosyal ve mali haklarda önemli adımların atılmasını sağladık. Onlarca kazanıma imza attık.”

Toplu sözleşme sürecinde yaşananlara değinen Yavuz, “Her toplu sözleşmede olduğu gibi 7. Dönem Toplu Sözleşme’de de kamu görevlilerinin kazanması ve hakkını alması için çalışan, ter döken, mücadele edenler ile manipülasyon yaparak sendikacılık oynayanlar arasındaki farkı gördük, memurlar olarak üzüldük. Toplu görüşme zihniyetinden çıkamayanların, toplu pazarlık hakkını tesis eden anayasa değişikliğine ideolojik olarak, at gözlükleriyle bakanların, toplu sözleşmenin ortaya koyduğu imkân ve fırsatlarını da 4688 sayılı Kanun’un handikaplarını ve sendikal gücü zayıflatan tuzaklarını da görmesini beklemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Yavuz, Eğitim-Bir-Sen’i büyütmeye, eğitimde yerli ve millî içerik üretmeye, insan kaynağını zenginleştirmeye, sorunlara çözüm bulmaya, kazanımlarına yenilerini eklemeye devam edeceklerini kaydetti.

Okullar ve bölgeler arasındaki nitelik farkı giderilmeli, öğretmen açığı tamamen kapatılmalıdır

Genel Başkan Yardımcısı Mesut Öner, örgütlü kötülüklere ancak örgütlü güç ve dayanışmayla karşı konulacağını, sorunların çözümünün el birliği etmek, omuz omuza yürümek, birlik ve beraberlik içerisinde olmakla mümkün olacağını, sendikal çalışmalarını bu bilinçle sürdürdüklerini söyledi.

Eğitim çalışanlarının sorunlarına dikkat çeken Öner, eğitimde fırsat ve imkân eşitliği vurgusunun yapıldığı bir zeminde, öğretmen açığını kapatmaya yönelik nitelikli politikaların yürürlüğe konulması, okul ve bölgeler arasındaki nitelik farkının giderilmesi, öğretmen açığının tamamen kapatılması gerektiğini dile getirerek, şöyle konuştu: “Sosyo-ekonomik yönden daha eşit ve daha adil bir toplumun okullarında okuyan öğrencilerin daha başarılı oldukları; varlık dağılımı ve öğrenci öğrenimi arasında fark edilebilir bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Okullar arası kalite makasının sürekli açık kalması aynı zamanda eğitimde sürekli eşitsizlik ve adaletsizliğin tekrarı anlamına gelmektedir. Her çocuğun nitelikli eğitim imkânlarından faydalanabilmesi için daha fazla kamu kaynağının eğitim sistemine aktarılması ve eğitim yatırımlarının artırılması tek başına yeterli değildir. Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasının yanı sıra, ülke çapındaki dezavantajlı noktalara yoğunlaşmak ve desteğe ihtiyaç duyan okulları, öğrencileri güçlendirmek şarttır.”

Genel idare hizmetleri sınıfı, teknik hizmetler sınıfı, yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının çalışma şartlarının iyileştirilmesi çağrısında bulunan Öner, “Buradan yetkililere sesleniyorum. Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavlarının belli bir takvim dâhilinde düzenli olarak yapılmasının zamanı gelmiştir. Bu konuda daha fazla zaman geçirilmeden adım atılmalıdır” şeklinde konuştu.

Mesut Öner, okulların temizlik ve güvenlik sorunlarına bir an evvel kalıcı bir çözüm bulunması, personel ihtiyacının tamamen karşılanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Ücretli öğretmenlik kolaycılığıyla büyük hedeflere yürünemeyeceği bilinmelidir

Genel Başkan Yardımcısı Ali Deniz, eğitim çalışanlarının haklarını kararlılıkla savunan, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi için gayret gösteren, hak için, emek için, özgürlük için var gücüyle çalışan, vesayetçi zorbalığa karşı millî iradenin yanında, kimden gelirse gelsin haksızlığa karşı duran bir sendika olduklarını kaydetti.

Müzakereye ve mücadeleye dayalı hizmet sendikacılığı yaptıklarını, alın terinin karşılığının alınması, kamu görevlilerinin sorunlarına çözüm bulunması için mücadele verdiklerini vurgulayan Deniz, “Kronik hâle gelen pek çok sorunun çözüme kavuşturulmasını, kazanıma dönüşmesini sağlayan sendikayız. Elbette çözüm bekleyen, hâlâ çözülememiş sorunlarımız var. Şimdiye kadar onlarca sorunu nasıl çözdüysek bunları da çözecek olan biziz. Kamu görevlilerinin en temel sorunlarını çözen teşkilat olarak, mevcut sorunları da çözmek için çaba sarf ediyoruz” diye konuştu.

Acil çözüm bekleyen sorunlara işaret eden Deniz, şunları söyledi: “Ücretli öğretmenlik garabetine son verilmelidir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı etkin ve caydırıcı düzenleme yapılmalıdır. Ek ders esaslarındaki eşitsizlik, ders ücretlerindeki adaletsizlik giderilmelidir. Okulların bütçe sorunu çözüme kavuşturulmalı, okul bazlı ödenek tahsis edilerek personel dışı cari harcamaların yönetilmesi için ödeneklerin doğrudan okul idareleri tarafından kullanılması sağlanmalıdır. Üniversitelerde görevli idari personelin üniversiteler arası yer değişikliğinin merkezî olarak yapılması konusunda bir an önce adım atılmalıdır.”

Ali Deniz, sözlerini şöyle tamamladı: “Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması ve ucuz işçilikten farksız ücretli öğretmenlik kolaycılığıyla büyük hedeflere yürünemeyeceği artık bilinmelidir. Kalkınmada öncelikli bölgelerde eğitim çalışanlarının daha uzun süre kalması için, söz konusu yerlerde görev yapan eğitimcilere ilave özlük hakları ve teşvikler verilmesinin gerekli olduğu gerçeği artık eğitim yönetimi tarafından da kabul edilmektedir. Bakanlığın hazırladığı mevzuat çalışmalarında bunun izlerini görüyoruz. Ancak kamu maliyesi yaklaşımının bu gelişmelere engel olduğunu da görebiliyoruz. Verilen sözler yerine getirilmeli, 20. Millî Eğitim Şûrası’nda gündeme getirdiğimiz ve Şûra Genel Kurulu’nda kabul edilen ‘Kalkınmada öncelikli ve sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlere ilave özlük hakları ve teşvikler verilmelidir’ teklifimiz hayata geçirilmelidir.”

Etiketler :