AY VALLAHİ EĞİTİMCİNİN İTİBARI KALMAYACAK

AY VALLAHİ EĞİTİMCİNİN İTİBARI KALMAYACAK

Mobbing Günlükleri yazı dizimizi 4. Ayın sonunda bitiriyoruz. Sadece sahanın sesi olacaktık. Ama durum hipertansiyon mu desem alerji mi desem can çıkaracak hale geldi.

İyileşme süreci için biraz ara verelim diye düşündüm ve bu yazımızla yazı dizimiz veda ediyor. Aslında sahada çok ilgi gördü, çok fazla veri bizlere ulaştırıldı hepsini dile getirmek istedik ama şimdilik birazcık erteleyelim. Hepsi repertuvarımızda bekleyecek, endişe etmeyin.

Kabul ediyorum çok cesurdum. İki kişinin kendi arasında konuştuğu, üçüncü kişinin bile duymamasına gayret ettiği şeyleri söylemekten çekinmedim. Sevenlerim dedi “Dikkat et camia buna alışık değil. Sana bir şey olursa üzülürüm.” Dedim ki elimden gelen bir şey yok.

Ben yanmazsam…Sen yanmazsan…Biz yanmazsak…Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?

Beş yıldır Denizli’deyim. Sizlere sorayım: Daha önce böylesi olmuş muydu? Olaylara bire bir eğilip bu kadar gür ve cesur sahanın sesi olan oldu mu?

Dört aydır her hafta yazdık. Yazmakla kalmadık ifade ettiklerimizin takipçisi olduk. Sahadan gelen duyumlarımız da bu çalışmamızın ne kadar yerinde ve başarılı olduğunun ispatı olmuştur.

Eğitim Gücü Sendikası apolitik bir sendikadır. Herhangi bir oluşuma bağlı değildir. Böyle olunca da yaptığımız çalışmalar yakınlarımızı incitir mi kaygısı taşımıyoruz. Cesur oluyoruz. Bağımsızız çünkü, özgürüz.

Biz yazdıkça çok ilginç yerlerden çok ilginç sesler çıkmaya başladı. Yazılarımızda da zaman zaman yer verdik.

Garip garip mesajlar gelmeye başladı. Bu kadar mı kötüydü(?) yazılarımız. Gelen sevgi dolu mesajlar sebebi ile yazı dizimizi sonlandırıyorum.

Çok utandım çünkü. Eğitimci olarak çok utandım. Eğitim camiasının itibarını zedeleyecek boyutta mesajlar edebime dokundu. Daha fazla alevlendirmemek adına ara veriyorum.

Ayıp geldi, ahlak sınırlarımı zorladı. Korkmam mı gerekirdi bilemedim. Belki millet sevgimi mangal gibi değil mağma gibi yanan yüreğime değil de dudağımın üstüne koysaydım korkabilirdim. İnancımı hesap vereceğim günün bilinciyle yaşamayıp dilime düşürseydim kaygılanırdım. Atam’ın izinde iş yapmak yerine gölgesinde iş çevirmeyi tercih etseydim agresif olabilirdim.

Fark da burada sanırım.

Savaşın bile edebi vardır ya hani. Bu savaş bile olamadı maalesef. Savaşamadılar.

Hani demişsiniz ya “Biz de mi bir şeyler yapalım?” yapın efendim. Doğruları ben yapınca size yanlışlar kaldı. Yanlış yapma özgürlüğünüz de var elbet.

Ne yapacaksınız mesela? Yaptınız yaptınız diyelim en sonunda öldürecek misiniz? Bu can ecel ile değil de hak savunma yolunda feda olsun da gitsin.

Elinizde ne kaldı?

Sizin yaptıklarınız? Ellerinizi yakacak onlar. Şunun ayrımına net varmanız lazım: size zarar veren başkaları değildir, sizin yaptıklarınızdır.

Rekabetiniz onurlu olsun lütfen. Zira tabiri caizse rakiplerin seviyesi birbirlerinin seviyesini belirler. Eğitim camiasında bari yap

mayın bunu. Ben utandım. Size de tavsiye ederim.

İlk günden beri Can-ı gönülden dilediğimdir ki; eğer benim gözlerimi kapamam bir camianın gözlerini açacaksa cana safadır.

Hodri meydan. Dinlenin, tekrar başlayacağız.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Öğretmen MEB İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.